Logo

Zurück   BITIRIM BOARD GROUP© | ..:: GENEL VE SOHBET ::.. | TARİH | Türk Tarih
Portal'a Giriş Son Mesajlar Forum'a Giriş

Türk Tarih Türk Tarihizimizi burda Paylasalim

Ücretsiz Üye olunuz !

! BOARDUMUZDAN YARARLANMAK İÇİN ÜCRETSİZ ÜYE OLUN !

..:: ÜYELİK İÇİN ALTTAKİ GEREKLİ ALANLARI DOLDURUN ::..

Not:Boardumuza Üye olduktan sonra size gelen Mail ile üyeliğinizi aktifleştirmeniz gerekmektedir. Aksi taktirde mesaj gönderemezsiniz. (SPAM Klasörüne bakmayı unutmayın!)



Kullanıcı ismi: Şifreniz: Şifreni Tekrarla: E-Mail Adresiniz: E-Mail Adresini tekrarla:
 
Grafik Doğrulaması
Resimin üzerinde gösterilecek Mesajı veriniz

  Bitirim Board Group© ait Board Kurallarını okudum ve kabul ettim Board Kuralları 

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27.08.2008, 00:32   #1 (Tam Ekran)
Bayan Moderatör
 
Todeath - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı: 28
Rep Derecesi : Todeath befindet sich auf einem aufstrebenden Ast
Üyelik tarihi: 10.07.2007
Üye No: 26610
Bulunduğu yer: en güzel şehirden
Mesajlar: 3.847

Seviye: 47 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 1198 / 1497
Güç: 1282 / 4633
Deneyim: 7%

Text Büyük Zafer'in öyküsü...



Büyük Zafer'in öyküsü...











Kahpe batıyı dize getiren şahlanış...
Büyük Zafer’in öyküsü

“Sabah saat 5.30’da topçu
ateşimizle taarruz başladı”
26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Kocatepe’deki çadırlı ordugahta ordusuna taarruz emrini verdi ve Türkiye topraklarının düşman işgalinden kurtuluşunun son noktası, 4 günlük çetin bir savaşın ardından, şehitlerin kanıyla kondu. 26 Ağustos sabahı saat 05:30’da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam etti. Ve 30 Ağustos 1922’de savaş, Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. İşte Büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta anlattığı taarruz emri:










“20/21 Ağustos 1922 gecesi 1’inci ve 2’nci Ordu Komutanlarını da Cephe Karargâhına çağırdım. Genelkurmay Başkanı ile Cephe Komutanını da yanımda bulundurarak, taarruzun nasıl yapılacağını harita üzerinde kısa bir savaş oyunu şeklinde açıkladıktan sonra, Cephe Komutanı’na o gün vermiş olduğum emri tekrarladım. Komutanlar harekete geçtiler. Taarruzumuz, strateji ve aynı zamanda bir taktik baskın halinde yürütülecekti. Bunun gerçekleştirilebilmesi için de kuvvetlerin yığınak ve hazırlıklarının gizli kalmasına önem vermek gerekiyordu.

Bu sebeple bütün yürüyüşler gece yapılacak, birlikler gündüzleri köylerde ve ağaçlıklar altında dinleneceklerdi. Taarruz bölgesinde, yolların düzeltilmesi v.b. çalışmalarla düşmanın dikkatini çekmemek için diğer bazı bölgelerde de benzeri yanıltıcı hareketlerde bulunulacaktı.
24 Ağustos 1922’de karargâhımızı Akşehir’den, taarruz cephesi gerisindeki Şuhut kasabasına getirttik, 25 Ağustos 1922 sabahı da Şuhut’tan savaşı idare ettiğimiz Kocatepe’nin güneybatısındaki çadırlı ordugâha naklettik. 26 Ağustos sabahı Kocatepe’de hazır bulunuyorduk. Sabah saat 5.30’da topçu ateşimizle taarruz başladı.”

Kocatepe’de yazılan destan
Mustafa Kemal Atatürk, mağrur milletine kahramanlık destanının
öyküsünü 86 yıl önce Afyonkarahisar’ın Kocatepe sırtlarında yazdırdı.








Yok edilmekte olan bir milletin başkaldırışına önderlik eden Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk, mağrur milletine kahramanlık destanının öyküsünü 86 yıl önce Afyonkarahisar’ın Kocatepe sırtlarında yazdırdı.

Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan, Kurtuluş Savaşı’nı zafere götüren ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının çizilmesini sağlayan, Büyük Taarruz emrinin verildiği Afyonkarahisar Kocatepe, yeni bir Zafer Haftası kutlamalarına ev sahipliği yapıyor.
Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından, kamuoyunda ve TBMM’de baş gösteren taarruz sabırsızlığı üzerine Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922’de Büyük Millet Meclisi’nin gizli bir toplantısında, endişe ve huzursuzluk duyanlara açıklama yaparak kafalardaki soru işaretlerini ortadan kaldırdı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, burada yaptığı konuşmada, şöyle diyordu:
“Ordumuzun kararı taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür.”

Mustafa Kemal Paşa bu konuşmayla bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışırken, diğer taraftan orduyu son zaferi sağlayacak taarruz için hazırlıyordu.
Haziran 1922 ortalarında Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçme kararını almıştı. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç alacak şekilde vurmaktı.

Taarruz nereden
yapılacak?
Büyük Taarruz öncesi ordular arasında sağlanan koordinasyonun ardından, asıl taarruzun yapılabileceği başlıca üç bölge seçildi.

Birinci Bölge: Sakarya kuzey kolu ile Sivrihisar-Seyitgazi arasındaki bölgeden Eskişehir genel istikametinde taarruz (Porsuk Çayı vadisini takiben kuzey bölgesi.)

Buradan yapılacak bir taarruzun Yunan kuvvetlerinin tali kısmına yöneltilmiş olacak, ancak Yunan askerlerinin büyük kısmının imhasını mümkün kılmayacaktır.

İkinci Bölge: Seyitgazi-Afyonkarahisar arasındaki bölgeden taarruz (merkez bölge). Bu bölgeden taarruz iki istikamette olabilecek. Birincisi Seyitgazi-Eskişehir istikametinde, ikincisi de Döğer istikametinde, Afyonkarahisar bölgesinde bulunanları kuşatacak şekildeydi. Bu bölgeden taarruzun da cephe taarruzu şeklinde olmaya mahkum olduğu ve Türk ordusunun buna gücünün yetmeyeceği kararına varıldı.

Üçüncü Bölge: Afyonkarahisar bölgesiydi ama konumu itibariyle bu bölge de iki kısım halinde incelendi ve araştırıldı. 1. kısım Afyonkarahisar kuzeydoğusu bölgesi, 2. kısım ise Afyonkarahisar güneybatısı bölgesi. 1. kısım, arazi açık ve gizlemeye müsait olmadığı gibi, gözetleme, ateş ve topçu mevzileri bakımından da uygun değildi. Buradan yapılacak bir taarruz Yunanların kuvvetli yerine çarpıp onları Afyonkarahisar-Uşak ana mihverinde itecekti. 2. kısımdan, yani Afyonkarahisar güney ve güneybatısından yapılacak taarruzla ise Yunan ordusunun büyük kısmının batıya çekilmeden kuşatılması ve imhası mümkün olacaktır. Yunan ordusunun en hassas yeri olan, İzmir-Afyonkarahisar ana stratejik ve ikmal yolu, en kısa zamanda ve en kısa istikametten kesilebilecekti. Böylece bütün Yunan kuvvetleri bir noktadan vurulacak kuvvetli bir darbe ile sarsılabilecekti. Bu suretle derinlikte hazırladığı mevzilerde de tutunması güçleşebilecekti.
Taarruz için Afyonkarahisar’ın Kocatepe bölgesi seçildi.
Düşman Türk topçularının sesleriyle uyanıyor
26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe’deki yerini aldı.
Büyük Taarruz burada başladı. Düşman, Türk topçularının sesleriyle uyanıyordu. Topçuların sabah saat 04.30’da taciz ateşiyle başlayan harekat, saat 05.00’de önemli noktalara yoğun topçu ateşiyle devam etti. Türk piyadeleri, sabah saat 06.00’da hücuma geçerek, tel örgüleri aşıp Tınaztepe’yi ele geçirdiler.
28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz harekatı düşmanın 5. tümeninin çevrilmesiyle sonuçlandı.
30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekatı Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Büyük Taarruz’un son safhası, tarihimize, “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak geçti.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı, dört taraftan sarılarak Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta, tamamen yok edilmiş veya esir edilmişti.Böylece kesin sonuç, beş gün içinde elde edilmiş ve hazırlanan plan tam başarıyla uygulanmıştı. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyonkarahisar’ın Kocatepe sırtlarından verilen Büyük Taarruz emri, Türkiye’nin kaderini değiştirerek, yapılan anlaşmalar sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırlarının çizilmesini sağladı.

Dikkati çekmemek için
futbol maçı organizasyonu
Mustafa Kemal Paşa, bir taraftan 21 Ağustos 1922 günü Çankaya Köşkü’nde çay daveti vereceğini gazete ve ajanslara bildirirken, diğer taraftan ordu birlikleri arasında bir futbol maçı organize edilmesi bahanesiyle ordu komutanlarını Akşehir’e davet etti. Böylece Yunanların ve işgal devletlerinin dikkatleri çekilmeyecekti.
Paşa, futbol maçının olduğu gün, 28 Temmuz gecesini, komutanlarla genel taarruz hakkında konuşarak geçirdi ve gereken direktifleri verdi.

Yufka ve kaynamış
yumurta lüks yemekti
Büyük Taarruzun Kocetepe’den yapılması kararının ardından Türk Orduları Şuhut ilçesi Çakırözü köyünden Kocatepe’ye sevk edilmeye başlandı. Çakırözü köyünde değirmencilik yapan Mustafa Efendi’nin su değirmeninin yanına kurulan çadırda bir gün kalan Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Efendi’nin eşi Şemsi Hanım’ın yaptığı yufka ile karnını doyurur, bölgedeki Ardıçlı çeşmesinin suyundan içiyordu. Mustafa efendinin kızı 91 yaşındaki Sultan Hanım anne ve babasının Atatürk’e hizmet etmi şerefine nail olduklarını söylüyor.

Tepeyi alamayan
Reşat Bey’in intiharı
Kurtuluş Savaşı’nın son darbesi olan Büyük Taarruz’un nasıl kazanıldığını gösteren, en duygulu olaylardan biri, Miralay Reşat Bey’in Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya verdiği sözü yerine getiremediği için intihar etmesi...
Kocatepe’den verilen emirle Büyük Taarruz’u başlatan Türk askerleri, taarruzun ilk ve ikinci gününde tüm tepeleri ele geçirmeye başladı. Çiğiltepelerinde bulunan Yunan askerlerine karşı direnen 57. Tümen Komutanı Miralay Reşat Bey ile Gazi Mustafa Kemal Paşa arasında şu telefon konuşması geçer:
“- Niçin hedefinizi alamadınız?
-Yarım saat sonra bu hedefi alacağım Paşam.”
Geçen yarım saat süre içinde Çiğiltepe’yi düşman askerinden alamayan Miralay Reşat Bey, “Verdiğim sözü yerine getiremediğim için yaşayamam” diyerek beylik tabancasıyla intihar eder.
Gazi Mustafa Kemal Paşa Çiğiltepe sırtlarında çarpışan 57. Tümen Komutanlığı’nı tekrar telefonla aradığında Miralay Reşat Bey’in intihar ettiğini öğrenir ve kendisine vedanamesi okunur.
“Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam” ifadelerinin yer aldığı Miralay Reşat Bey’in vedanamesinin ardından geçen 15 dakika sonra Çiğiltepe düşman askerlerinden kurtarılır.










Limon suyuyla
yazılan mektuplar
Kurtuluş Savaşı’nda Türk istihbarat timlerinin “limon suyu” ile yazdığı mektuplar, vatanın kolay kurtarılmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kurtuluş Savaşı’nı sona erdiren Büyük Taarruz emrinin verildiği Afyonkarahisar’daki Türk istihbarat timleri, “limon suyu” ile yazılmış mektuplarla haberleşirler.
Sinanpaşa ilçesi ve çevre köylerindeki düşman askerlerinin edindiği bilgileri Sandıklı’daki Fahrettin Altay Paşa’ya ulaştıran Haydar Ağa istihbarat görevlilerinden biri...
Haydar Ağa, toplanan istihbarat bilgilerini limon suyu ile kağıt üzerine yazarak, mektubun düşman askerlerinin eline geçmesi durumunda boş sanılarak dikkati çekmemesini sağlar. Beyaz kağıt üzerine limon suyu ile yazılan bilgiler ateşe tutulduğunda görülür hale geliyor.
Limon suyu ile yazılan mektuplar, ekmekler içinde saklanarak ulaştırılırken, okunduktan sonra ateşe atılarak imha ediliyordu.



__________________








şevket Sureyya Aydemir'in "Tek Adam"'ini
Ataturk';un "Nutuk"'unu tekrar ve bu sefer anlayarak
okuyunuz ve Mustafa;ya Ataturk demeyi ogreniniz !!!





Todeath isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links

Reklam

Alt 27.08.2008, 00:47   #2 (Tam Ekran)
Süper Moderatör
 
SaRIDaYI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı: 39
Rep Derecesi : SaRIDaYI befindet sich auf einem aufstrebenden Ast
Üyelik tarihi: 05.10.2005
Üye No: 15318
Bulunduğu yer: fenerbahceliyiz
Mesajlar: 5.791

Seviye: 54 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 665 / 1331
Güç: 1930 / 12198
Deneyim: 27%

Standart

paylasim icin sagol bu bilgileri.
okumak cok güzeldi.
SaRIDaYI isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Etiketler
büyük, zaferin, öyküsü


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
~mumlarin öyküsü~ SONMELEK ŞİİR BÖLÜMÜ 0 06.10.2008 03:21
Incinin Öyküsü.. -bedilsu- BİTİRİME SIĞMAYAN KONULAR - OFF TOPIC 2 12.12.2007 13:50
Örümcek Ağının Öyküsü eqq™ BİTİRİME SIĞMAYAN KONULAR - OFF TOPIC 1 07.03.2007 16:44
A.Önül-Yusufun Öyküsü shadow_06 SİZİN SUNDUKLARINIZ 0 21.01.2007 12:37
Bi Askerin Hüzünlü Öyküsü NadR KOMİK RESİM VE KARİKATÜR 8 28.07.2004 22:09


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:20.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Template-Modifikationen durch TMS
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Toplist Genç Toplist | Pr:4 Toplist | Site Ekle |  Toplist | Link Ekle | Hit Kazandıran Toplist

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186