|
|||||||
| Türk Tarih Türk Tarihizimizi burda Paylasalim |
Ücretsiz Üye olunuz !
|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (Tam Ekran) | |||||||||||||
|
Becerikli Üye ![]()
|
II.Kiliçarslan zamaninda Selçuklular bölgenin en kuvvetli devleti hâline gelmisti. Iyice yaslanmis olan sultan ülkesini eski Türk geleneklerine uygun olarak 11 oglu arasinda paylastirdi. Küçük oglu Giyaseddin Keyhusrev’i veliaht tayin etti. Fakat henüz sagliginda ogullari arasinda taht mücadeleleri basladi.
Bu esnada III.Haçli Seferi düzenleniyordu.Selahaddin Eyyubî‘nin Kudüs’ü ele geçirmesi (1187), üçüncü kez Haçli seferinin düzenlenmesine vesile olmustur. Bu sefere Alman Imparatoru Frederik Barbaros, Ingiltere Krali Arslan Yürekli Risar ve Fransa Krali Filip Ogüst katilmistir. Anadolu’ya geçen Frederik Barbaros’a karsi, kardes kavgasi ile ugrasan Selçuklu ordusu fazla bir direnis göstermedi. Konya Haçlilarin eline geçti . Buna ragmen Türkmen cemaatleri baskinlar düzenleyerek Haçli ordusunu oldukça yipratmaktaydi. Alman Imparatoru F. Barbaros Silifke Suyu’nda bogulunca ordusu tamamen dagildi. Böylece Selçuklular yeni bir Haçli tehlikesini daha atlatmis oluyordu. Deniz yoluyla giden diger krallar da basari saglayamadilar. Ancak II.Kiliçarslan, ogullarinin birbiriyle mücadele etmesinden duydugu derin üzüntünün neticesinde vefat etmisti (1192).II.Kiliçarslan’in ölümünden sonra, Uluborlu hâkimi I.Giyaseddin Keyhüsrev tahta çikti. Ancak kardesleri onun hükümdarligini tanimadilar. Batida Bizans ile mücadele ettigi siralarda, Tokat meliki olan agabeyi II.Süleyman Sah güçlenmekteydi. Celaleddin Harzemsah ile Mücadele ve Yassi-çemen Savasi: Mogol istilâsina ugrayan ülkesini terk etmek zorunda kalan Celaleddin Harzemsah, Dogu Anadolu bölgesine gelmisti. Alaaddin Keykubad, Mogol tehlikesinin büyüklügünü bildiginden Eyyubiler’den sonra Harzemsah Celaleddin‘e de ortak hareket etme teklifinde bulundu. Ancak Celaleddin, kendisini Büyük Selçuklularin vârisi gördügünden, Türkiye Selçuklulari’ni hâkimiyeti altina almak istiyordu. Selçuklularin Erzurum hâkimi Cihansah’in da kendine katilmasi ve kiskirtmalari onu daha da cesaretlendiriyordu. Nitekim Ahlat’i kusatarak niyetini göstermistir. Alaaddin Keykubad, veziri Altun Aba’yi göndererek, son kez anlasmak istedigini bildirdi.Fakat bu tesebbüsler sonuç vermeyince savas hazirliklarina girisildi. Ihtiyatli davranan Keykubad rakibini önemsiz görmüyordu. Her iki tarafin ordusu da yaklasik 40 bin kisiden olusmaktaydi. Iki ordu Erzincan yakinlarindaki Yassi-çemen mevkiinde karsilasti. Ordusunun büyük bir kismini kaybeden Celaleddin Harzemsah, bu aci maglûbiyetten sonra Trabzon Rumlarina siginmak zorunda kaldi (1230). Ülkesine dönmek isteyen Celaleddin bir yil sonra öldü. Müttefiki Cihansah esir edildi, Erzurum ele geçirildi. Ahlat , tekrar Eyyubi emirine iade edildi.Celaleddin Harzemsah’in yenilmesiyle artik Selçuklular ve Mogollar komsu olmuslardi. Harzemsah ordusundan geriye kalanlari da hizmetine alan Keykubad, bir yandan Dogu Anadolu’daki tedbirleri artirirken, öte yandan Mogollarla anlasma yapmak istiyordu. Bu sebeple Karakurum’daki Mogol Hakani Ögeday’a elçi gönderdi. Ögeday, Selçuklularin kendine baglanmasini baris için sart kosmaktaydi.Dogu Anadolu’yu tamamen ele geçiren Keykubad, buralara Türk nüfusu yerlestirmekteydi. Eyyubiler’e biraktigi Ahlat’i da alarak buraya Türkleri yerlestirdi (1232). Bunun üzerine Eyyubîler ittifaki bozarak Anadolu’ya ordu gönderdiler. Ancak Selçuklular bu orduyu maglûp etti. Urfa, Harran , Harput gibi sehirler Eyyubiler'den alindi (1235 ). Mogol tehlikesine dikkati çeken Abbasi halifesi iki tarafi da ikna etti. Ittifak tekrar kuruldu. Ancak elçilere verdigi ziyafet sirasinda zehirlenen Alaaddin Keykubad 1237 yilinda vefat etmistir. Alaaddin Keykubad zamani, her açidan Selçuklular’in en parlak dönemini olusturur. Anadolu‘daki Türk siyasî birligi tamamen gerçeklesmis, devlet en genis sinirlarina ulasmistir. Ülkenin dört bir yaninda imar faaliyetleri hiz kazanmistir. Uzak görüslülügü sayesinde Mogol tehlikesi onun zamaninda atlatilmstir. Ancak zamansiz ölümü, Selçuklular ve Islâm dünyasi için gerçek bir kayip olmustur.Türkiye Selçuklu Devleti’nin Dagilmasi: Keykubad’dan sonra Selçuklu tahtina II.Giyaseddin Keyhüsrev geçti (1237-1246). Ancak asil güç veziri Saadeddin Köpek’te idi. Bu vezir türlü hilelerle büyük komutan ve devlet adamlarini öldürttü. Bunlar arasinda II.Kiliçarslan ve Keykubad devrinde üstün hizmetleri bulunanan Altun-Apa, Emir Pervane ve ünlü komutan Kemalettin Kâmyar ilk akla gelenlerdir. Harzem Beylerinden Kayir Han’in katledilmesi ise tam bir felâketle sonuçlanmistir. Liderlerinin öldürülmesi üzerine Harzemsah askerleri isyan ederek Dogu Anadolu’nun büyük bir kismini tahrip ettiler. Nihayet bu olaylarin sorumlusunun Saadeddin Köpek oldugunu anlayan II.Keyhüsrev, vezirini öldürttü (1239). Celâleddin Karatay ‘i vezirlige getirdi.Babaîler Isyani: Devlet otoritesinin sarsilmasi üzerine Dogu ve Güneydogu’daki Türkmenler huzursuzlanmislardi. Devlet Türkmenlere karsi siddetli tedbirler alinca Türkmenler patlamaya hazir hâle gelmislerdi. Baba Ishak adindaki dervis bu durumdan faydalanarak, Türkmenleri etrafinda topladi ve büyük bir isyan baslatti . Üzerine gönderilen ordulari yenen isyanci Türkmenler, Adiyaman ve Maras’tan sonra Amasya ve Tokat’a kadar isyani yaydilar. Nihayet Kirsehir dolaylarinda Selçuklu ordusu, Türkmenleri yendi. Baba Ishak’in öldürülmesiyle, isyan güçlükle bastirilabildi (1240).Kösedag Savasi : Baba Ishak Isyani, devlet otoritesinin ve gücünün daha da zayiflamasina yol açmis idi .Bu isyana kadar, Türkiye Selçuklularindan çekinen Mogollar, artik devletin bir isyani karsilamaya bile gücünün yetmedigini düsünmeye basladilar. Bir Mogol ordusu, Erzurum’u kusatarak, sehri yagma etti. Böylece Selçuklular’in kuvvetini sinayan Mogollar, istedikleri sonucu alinca Anadolu’ya Baycu Noyan komutasinda bir ordu gönderdiler. II.Giyaseddin Keyhüsrev, Mogol ordusunu Sivas-Erzincan arasindaki Kösedag mevkiinde karsiladi. Selçuklu ordusunun 80 bin kisiyi bulan kuvveti karsisinda, Baycu Noyan’in 30 bin iktisadî bulunmaktaydi. Bu sayi üstünlügüne ragmen, Selçuklu ordusu iyi yönetilmemekteydi. Henüz öncü kuvvetlerin yenilmesi üzerine, sultan ve komutanlar savasin kaybedildigini düsünerek, savas bölgesinden kaçtilar. Mogollar bile, Selçuklularin taktik geregi çekildiklerini zannederek uzun süre onlari takip etmediler (1243 ).Kösedag Savasi’ndan sonra Mogol ordulari Sivas, Erzincan ve Kayseri’yi zapt ederek, bu kültür merkezlerini yagmaladilar; katliamlara giristiler. II.Giyaseddin Keyhüsrev, her yil vergi vermek suretiyle Baycu Noyan ile bir anlasma yapti. Böylece Selçuklu Devleti, Mogollarin hâkimiyetine girmis oluyordu. Selçuklulara bagli olan Anadolu’daki beylikler ve Trabzon Rumlari baglarini kopardi. Mogollar bu dönemden sonra istedikleri kisiyi Selçuklu tahtina getirmeye basladilar. Artik Selçuklu sultanlari âdeta onlarin memuru gibi hareket etmeye basladilar. Ülkede dirlik düzenlik kalmamisti. Türkiye Selçuklulari’nin Son Zamanlari ve Devletin Yikilisi:1246’da Keyhüsrev öldü, üç oglu arasinda taht mücadelesi basladi. Bu esnada vezir Celaleddin Karatay ülkeyi toparlamaya çalismaktaydi. Karatay’in da ölmesi üzerine karisiklik iyice artti. Mogolllarin büyük hani Kubilay, bati seferleri için kardesi Hülagu’yu görevlendirmisti. Hülagu, Iran merkez olmak üzere Ilhanli Devleti’ni kurmustu. Böylece Türkiye Selçuklulari da Ilhanlilara baglanmis oluyordu. Vezir Karatay’in ölümü üzerine Hülagu, Anadolu’ya Baycu Noyan komutasinda ikinci bir ordu yolladi (1254). Hülagu’nun emriyle Selçuklu ülkesi, Kizilirmak sinir olmak üzere ikiye bölündü. Kizilirmak’in dogusu IV.Kiliçarslan’a; batisi ise II.Izzeddin Keykavüs’e birakildi. Ancak asil yönetim vezirlige getirilen Muîniddin Süleyman Pervane’ de idi. Muîneddin Pervane, ölene degin devletin bütün gücünü elinde toplamistir. Bu nedenle 1262-1277 yillari arasina Muîniddin Pervane Devri de denilmektedir. Çok kurnaz bir politikaci olan bu kisi, olumsuz davranislarina ragmen, halki bir ölçüde rahatlatmis idi. Bir taraftan Ilhanlilari oyalayarak, onlarin Anadolu’ya girmelerini önlerken, diger yandan Ilhanlilar’a karsi Memluklular’i gizlice ülkeye davet etmekteydi. Memlûk Türk Hükümdari Baybars, Mogollara ilk yenilgiyi tattiran kisi olmustu (1260). Muîniddin Pervane gibi Anadolu’daki bir kisim beyler de onu Anadolu’ya davet etmekteydiler. Aralarinda yapilan gizli görüsmeye göre Sultan Baybars Anadolu’ya geldiginde Selçuklu beyleri de kendilerine katilacak ve Ilhanlilarla mücadele edilecekti. Baybars ordusuyla Anadolu’ya girdi. Fakat Ilhanlilardan çekinen Muîniddin Pervane ve beyler Baybars’i karsilamadilar. Elbistan Ovasinda yapilan savasta Mogol ordusu büyük bir yenilgiye ugratildi (1277 ). Kayseri’ye giren Sultan Baybars, Selçuklu tahtina oturdu . Fakat kendisini yardima çagiranlar, yanina gelmedigi için burada daha fazla kalmadi . Ülkesine geri döndü. Anadolu’ya giren Ilhanli Hükümdari Abaka, Elbistan Ovasi’ndaki yenilgi karsisinda büyük bir öfkeye kapildi. Sehirler yagmalandi ve 200 binden fazla Türkmen katledildi. Ikili oynadigini düsündükleri Muîneddin Pervane de ortadan kaldirildi (1277 ). Muîneddin’in Pervâne’nin ölümünden sonra Ilhanlilar, devlet islerine daha çok müdahale etmeye basladilar. Halk üzerindeki baskilarini da gittikçe artirdilar. Vezirlige getirilen Fahreddin Ali (Sahib Ata), Ilhanli baskisini hafifletmeye çalisti. Sahib Ata’nin ölümünden sonra (1288) devlet bir daha toparlanamadi. Ilhanli Hükümdari Gazan Han’in emriyle, III.Keykubad öldürüldü. Yerine II.Giyaseddin Mesut getirildi. Bu kisi Ilhanlilar’in siradan bir memurundan farksiz degildi. Nihayet onun ölümünden sonra, Selçuklu sülalesi ortadan kalkti. Artik Türkiye topraklari dogrudan Ilhanli Devleti’ne baglandi (1308). Ilhanlilar, sinir boyunda yasayan Türkmen beyleri üzerinde istedikleri hâkimiyeti kuramamislardir. Nitekim henüz 1277 tarihinde Karamanoglu Mehmet Bey, Selçuklu sehzadesi oldugu iddiasindaki Siyavus’un (Cimri) isyanini destekleyerek gücünü göstermistir. Hatta Selçuklu baskenti Konya’yi ele geçirerek onu tahta oturtmustu. Iste bu Türkmen beyleri, Türkiye Selçuklularinin çöküntüye ugradigi zamanlarda, özellikle sinir boylarinda faaliyetlerini artirmislardir. Böylece Selçuklu Devleti’nin yerine, içlerinde Osmanlilarin da bulundugu yeni beylikler kurulacaktir. Anadolu Selçuklularinin Hâkimiyetinden Sonra Kurulan Türkmen Beylikleri Uc Teskilâti ve Uc’larda Hayat: Malazgirt Savasi’ndan sonra Anadolu, sürekli olarak Türkmen (Oguz) göçlerine sahne olmustur. Kalabalik kitleler hâlinde gelen Türkmenler, Bizans sinirina kaydirilmistir. Böylece hem daha önce yerlesen halkin topraklari korunmus, hem de Bizans’a karsi mücadele eden Türkmenler sayesinde sinirlar genisletilmistir. Bu siyaset, Anadolu’nun Türklesmesinde önemli rol oynamistir. XIII. yüzyilda Mogollarin baskisiyla Anadolu’ya gelen Türkmenlerin de sinir boylarina yerlestirilmesiyle uc hayati gittikçe önem kazanmistir.Türkiye Selçuklulari devrinde Bizans sinirina uc (uç) adi verilmekteydi. Sinop, Kastamonu, Bolu, Eskisehir, Kütahya, Denizli ve Antalya hattinin dogusunda kalan bölgeler uc (sinir) olarak nitelendirilmis ve buralarda uc teskilâti olusturulmustur. Sinir bölgesine yerlestirilen Türklere ise uc etrâki (Sinir Türkleri, Türkmenleri) denilmistir. Uc beyi unvani verilen Türkmen asiretlerinin liderleri, merkezden görevlendirilen emirlerin sorumlulugu altindaydilar. Meselâ XIII. yüzyilda Yagibasan ogullari, Sahib Ata ogullari Selçuklularin „Uc Emirleri“ idiler.Uc beyleri emrindeki Türkmenlerle beraber, Bizans sinirlarina sürekli akinlar düzenleyerek, onlari yipratmaktaydi. Nitekim kalabalik Haçli ordularini da, Selçuklu kuvvetlerinden çok, uc Türkmenleri hirpalamistir. Bizans’a karsi yaptiklari akinlarda, serbest hareket eden Türkmenler, bazen Selçuklu Devleti’ni dahi zor durumda birakmislardir. Ancak Selçuklu idaresi bu beylerin sinir akinlarina hiçbir zaman müdahale etmemistir. Bizans’a karsi Türkmenlerin yaptiklari mücadele, din ugruna yapilan gaza ve cihat olarak nitelenmekteydi. Bu sebeple uc beylerinin akinlarina gazi-dervisler (alp-eren), Ahi teskilâtina mensup esnaf seyhleri vb. de bizzat katilmaktaydilar. Böylece fethedilen bölgeler kisa sürede Türk- Islâm hayatina geçmekteydi. Bölgede yasayan gayrimüslim halk Bizans’in yükledigi agir vergilerden ve dinî baskilardan biktigi için, Türk idaresine daha sicak bakmaktaydi. Çünkü uc beyleri onlardan daha az vergi talep ediyor, dinî yasantisina karismiyordu. Bütün bunlar Uc beylerinin gittikçe güçlenmesini saglamaktaydi.
__________________
Rüzgar ne kadar güçlü eserse essin,kayadan götüreceği ancak tozdur. |
|||||||||||||
|
|
|
| Sponsored Links | ||||
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Etiketler |
| imparatorlugu, selcuklu |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Osman imparatorlugu | heemanneke | Türk Tarih | 0 | 19.02.2008 20:07 |
| Selcuklu Imparatorlugu - 1 | dedekorkut | Türk Tarih | 2 | 14.08.2004 13:51 |
| osmanli imparatorlugu | Korsan007 | BOOKMARK | 5 | 16.02.2003 05:40 |