Giresun
GİRESUN’UN YAYLALARI
Karadeniz ne kadar deniz demekse en az o kadar da yayla demek.
Giresun Dağları üzerinde 1600 metre yükseklikte bulunan Kümbet Yaylası’na ulaşmak için Keşap yolu üzerinden içeri sapılıyor. . Yaylada konaklayabileceğiniz altı motel ve Orman Genel Müdürlüğü’ne ait üç yayla evi var. Yayla evlerinden yararlanmak için önceden Giresun Orman işletmesi ile ilişkiye geçmemiz gerekiyor. Ayrıca yaylanın her yanı çadır kurup kamp yapmak için çok uygun. Kümbet’de her türlü ihtiyacımızı karşılayabileceğiniz minik çarşı içinde, bakkal, fırın ve berber mevcut. Yayladaki kasaplardan kiloyla alacağımnız kekik kokan etleri odun ateşinde pişirterek veya daha iyisi kendiniz pişirerek güzel bir yemek yiyebilirsiniz.
Her yıl Temmuz ayının 3. pazarı yapılan şenliklerde çevreden gelen insanlarla dolup taşan Kümbet, horonlarla, koç dövüşleriyle daha da renkleniyor. Kümbet’in 800 metre ilerisinde bulunan Salon Çayırı da bir piknik ve konaklama alanı olarak düzenlenmiş. İçinde üç dağ evi var.
Kümbet yoluyla ya da Dereli Eğribel yolu izlenerek Şebinkarahisar’a da çıkabilirsiniz. Yol boyunca size eşlik edecek manzara son derece etkileyicidir. Keşfedilmemiş ulu şelaleler önünüze çıkacak, yeşillikler içinde tırmanacaksınız.
Bir başka güzel yayla da Giresun il sınırları içinde, 2100 m. yükseklikte, özellikle kış sporları için çok uygun doğal bir piste sahip Bektaş Yaylası. Pırıl pırıl bir hava, yemyeşil bir doğa içinde konaklayabileceğiniz yaylada Otel Karagöl her türlü ihtiyaç göz önüne alınarak hazırlanmış. Tabii burada da ızgara et, yayla peyniri ve buz gibi sular bizi bekliyor.
Bektaş yaylasına Bulancak’tan çıkılıyor. Yol yaklaşık 2 saat kadar sürüyor.
GİRESUN’DAN DOĞU’YA
Espiye, Tirebolu,
Görele
Tekrar sahile inip doğuya doğru Karadeniz gezisini sürdürürseniz 6 km. sonra Keşap’tasınız. Masmavi koyları geçerek 20 dakika sonra da Espiye’ye ulaşacaksınız. Bu yol yeni açılan yoldur. Eğer aceleniz yoksa ve Karadeniz’in dağ güzelliklerini yaşamak istiyorsanız, yeşillikler içinde, virajlı bir yol Armelit Dağı’nı aşarak ve Yağlıdere’yi izleyereki Espiye’ye ulaşır. Espiye’nin 3 km. batısındaki Andos Kalesi çevrenin ender tarihi yapılarından biridir. Solunuza denizi, sağınıza fındıklıkları, yani bir yanınıza Karadeniz’in mavisini, öte yanınıza yeşilini alarak ilerliyorsunuz. 6 km. sonra Tirebolu’ya geliyoruz, bu yol üzerinde denize girebileceğiniz çok güzel kumsallar var. Denizin kıyısındaki Saint Jean kalesi ve Rumlardan kalma güzel taş yapılar Tirebolu’yu daha da çekici kılıyor.
Harşıt Çayı’nı aşıp deniz ve fındıklıklar arasından yolumuza devam ediyoruz. 13 km. sonra Görele’yi göreceksiniz. Burada yolunuza bir süre ara verip, kıymalı kapalı ve imansız peynirle yapılan pidenin tadına bakın. Görele’nin yaylası ilçe merkezine yarım saat mesafedeki, Dokuzgöz Yaylası. Yaylanın temiz havasından ve güzel doğasından daha fazla yararlanmak isterseniz, ormanın ve pınarların arasında Orman Genel Müdürlüğü’ne ait bungalovlarında konaklayabilirsiniz. Ancak önce Orman İşletmesi ile ilişkiye geçmelisiniz.
Şebinkarahisar kalesi Yiğitlik, sevda ve doğa üzerine pek çok efsanenin anlatıldığı şebinkarahisar' da sağrak Göl'le ilgili efsaneye göre gölden hergün su alan çok güzel bir kız, bir gün bakracını doldururken suya düşer. Herkes kızı öldü sanır ama birkaç gün sonra kız Şebinkarahisar Kalesi' nin yaklaşık 2 km. uzağındaki Çatalgöl'den sapasağlam çıkar. Efsaneye göre sular bile bu çok güzel kızı boğmaya kıyamamıştır.
ŞEBİNKARAHİSAR BİTKİ ÖRTÜSÜ
Ş.Karahisar ilçesinin 1378 Km2 lik yüzölçümünün 35.586 hektar ile % 24 ünü tarla arazisi, 3295 hektar ile % 2.4 ünü bağ-bahçe arazileri, 1054 hektar ile %1 ini sebzelik araziler, 3954 hektar ile %2.8 ini çayırlık arazi,21,747 hektar ile %15,8 ini mer’a ve yaylalar, 6590 hektar ile %4,8 sini fundalık araziler ve 9,385 hektar ile % 7,1 ile ormanlık arazi ve 55680 hektar ile %42,1 ini kullanılmayan araziler teşkil edilmektedir. İlçenin %42,1 ile en büyük kısmı kullanılmayan alandır. % 24 ile ikinci büyük genişliği tarla arazileri teşkil etmektedir
11 Ekim 1924 tarihinde Ulu Önder Atatürk’ün İlçemizi ziyaretlerinde bir gece kaldıkları ev hazinece istimlak edilmiş, Karayolları Genel Müdürlüğünce ayrılan 3 milyon TL. ödenekle tamir ve restore edildikten sonra 1932 yılı içerisinde yapılan çalışmalar sonucu ev o tarihlerdeki aslına uygun şekilde döşenerek 11 Ekim 1982 tarihinde “Atatürk Evi ve Müzesi” adı altında ziyarete açılmıştır. Müzede Atatürk’ün kullandıkları eşyalar, tarihi nitelikteki diğer eşyalar sergilenmekte. Müze içerisinde 500 kitaplık bir Atatürk kütüphanesi ve resimlerle Atatürk Köşesi bulunmaktadır.
__________________
| - Efsane Geri Döndü - |
|